AB, ABD ve Rusya ile sorun yaşarken ayrı devlet nasıl olacak?Kıbrıs Haber | Kıbrıs CNN Haber | Kıbrıs Haberleri

4 Ekim 2022 - 08:41

AB, ABD ve Rusya ile sorun yaşarken ayrı devlet nasıl olacak?

Son Güncelleme :

29 Eylül 2021 - 11:04

AB, ABD ve Rusya ile sorun yaşarken ayrı devlet nasıl olacak?

AB, ABD ve Rusya ile sorun yaşarken ayrı devlet nasıl olacak?

Malumun ilanı oldu ve BM’de eski nakaratlar tekrarlanarak,  taraflar anlaşamadan ülkeye döndü. New York’ta, memleketi yakından ilgilendiren toplantılar yapılırken, memleketin yangın yerine döndüğü noktada Saner’in, eski arkadaşım dediği Hüseyin Özgürgün ile İstanbul’da görüşmesi, sanırım Aziz Nesin’lik bir durum arzeder.

Başbakanın, dünün başbakanı ile görüşmesinden daha doğal ne olabilir diyenlere, yahu arkadaşlar Allah aşkına yapmayın demek istiyorum. Ve dün banka hesabındaki yüklü miktarları açıklayamayan Özgürgün’ün, ‘Dokunulmazlığının ‘ kaldırılması için parmak kaldıran ve onun tası tarağı toplayarak İstanbul’a gitmesinde, kısmen de olsa etkili olan Başbakan, bugün ne oldu da, bir günlüğüne İstanbul’a giderek, Özgürgün ile konuştu diye de sormak isterim.

Bence bu görüşme kurultayda destek yapılması için yapıldı. Peki, kurultay desteğine karşılık ne istendi veya ne önerildi? Yakında o da ortaya çıkar. Hüseyin Özgürgün’ün açıklamasına bakılırsa ben milletvekili adayı olabilirim diyor. Peki, Özgürgün’ün aday olduğunu varsayalım. Bu uygun görülecek olan kontenjandan mı olacak?

Saner’in İstanbul’a gidip, Özgürgün ile görüşmesine, neden bu ziyaret daha önce yapılmadı da şimdi yapıldı diyen Zorlu Töre’den tepki geldi. Bunun kurultay için yapıldığını ima etti. Hasan Taçoy’dan bu konuda tepki gelmezken, Faiz sucuoğlu yine su koyuvererek, bu durumu normal kazığına bağladı.

Milletvekilliği ile ilgili yasa, bir milletvekilinin mazeretsiz olarak bir ay meclise gelmemesi halinde, Meclis Başkanı, meclise önerge sunarak, onayı ile Milletvekilliğine son verir der. Bu gerçekleşmedi. Meclis eski Başkanı, CTP Mağusa Milletvekili Teberrüken Uluçay bunu yapmadı. Meclis eski Başkanı Teberrüken Uluçay neden başkanlık yetkisini kullanmadı diye sorabilirsiniz. Vallahi bana göre bu çözümü zor çok bilinmeyenli bir denklem olduğu için ona cevap veremeyeceğim. Şimdiki başkan Önder Sennaroğlu neden yasanın gereğini yerine getirmiyor derseniz ona da I am sorry diyeceğim.

Hatırlayın, Özgürgün bir süre önce Milletvekilliğinden istifa etmişti. Bir başka deyişle gereğini yapmıştı. Hükümetin ve UBP’nin parmak sayısına karşılık, muhalefetin parmak sayısı kısa kalınca İstifa havada kalmıştı.

Almanya eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff adı bir skandala karışınca, güven kayboldu diyerek istifa etmişti. Almanya Başbakanı (Şansölye) Angela Merkel Wullf’un istifasını “üzüntüyle kabul ettiğini” dile getirmişti. Bizde ise affı gafı yiyenler bırakın istifa müessesini çalıştırmayı, eğilde gülle geçsin maymununu görme, duyma, konuşma maymunun yanına monte etmeye çalışarak haklı çıkmaya çalışıyor.

Neyse, New York’ta Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kendi tezi olan iki devletlik pozisyonunu 1001’nci kez masaya yatırdı. Ve acele bir çözüm peşinde değiliz dedi. Ayrıca 60 yıldır Kıbrıs’ta iki devlet var. BM Genel Sekreterinin, BM parametrelerinden bahsetmesi üzerine de kimsenin Kıbrıs meselesini yarın sabah halledeceğiz diye bir niyeti yok. 60 yıldır devam eden bir sorununu kısa zamanda çözemeyiz diyerek kesip attı. Anastasiadis ise  iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyona açığım yanıtını vererek  iki devlet önerisine kapılarını kapattı.

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. 1983 tarihinde KKTC’yi kurduk. Bağımsız ve egemen bir Cumhuriyet dedik. Dünyanın bizi tanıyacak dediğimiz Cumhuriyette, küçük bir bebeğimiz olan Asya bebeği sağlığına kavuşturmaktan bile aciz kaldık.. Asya bebek için harcanacak paraya binbir dereden su getirerek dudak bükerken,’Saray’a göz kırptık. Güney bu hatalı pası yakalayarak golü attı ve bunu dünyaya servis yaparak alkış topladı.

Ayrı devletimizde, Mimar ve Mühendislerimiz dururken, onların gözünün içine bakarak size güvenmeyiz imasında bulunduk. Ve Türkiye’den Mimar getirerek ona  vatandaşlık verdik.

Eski Başbakan Özgürgün’ün haksız kazanç edindiği iddiaları nedeniyle dokunulmazlığı kaldırılırken, bazı şaibeli isimler ile yakınlığı dile getirilirken, Cumhurbaşkanı Tatar, ismi şaibe ile anılanlar ile denizde tekne gezintisi yapıp, Karpaz’da kuş sütü eksik masada yemek yedi

Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Tosunoğlu, Kalkınma Bankasının geriye dönmeyen krediler nedeniyle kasasının ‘Tosunluğunun’ kalmadığını bir deri bir kemik durumuna dönüştüğünü söyledi. Peki Kalkınma Bankasını bu duruma Ayşaba’mı getirdi? Yoksa borcu nedeniyle mahkemeye verilen ancak daha sonra ödemediği borcunun iki katı kredi verilen bazı partili yandaş iş adamlarına sağlanan imtiyazlar mı getirdi?

İnsanlar eşittir denilen bu devlette, muhalefete daha çok oy çıktığı için gençlerine kırsal arazi verilmeyen köyler haricindeki bizim köyün gençlerine dönümlerce arazi verilmesi mi eşitlik oluyor?

Bankaların idare ettiği bir ülke konumuna gelen KKTC’de, Faiz dünden bugüne sel olup akarken, önüne kattıklarını sürükleyip götürüyor. Hükümetlerimiz ise bu sele karşı yasalarda düzeltmeler ile önlem almayıp, kalan sağlar bizimdir ayaklarına yatıyor. Peki uluslar arası hukuk içerisine girersek bu bankalar anamıza döblek, babamıza tambura çaldırabilirler mi? 150 müşavire havadan para veren bir başka ülke var mı?

Ayrı devlet diyoruz. Ama Avrupa Birliği, Türkiye’nin artık Avrupa ülkesi olmadığını, Lübnan, Suriye, Ürdün gibi Ortadoğu ülkesi olduğunu dile getirdi. ABD Başkanı, TC Cumhurbaşkanı Erdoğan için, diplomatik prosedüre uygun olmayan üslup ile diktatör imasında bulunarak ipleri kopartma noktasına getiriyor. Kardeş Azerbaycan, Karabağ sorunu nedeniyle, KKTC’yi tanımaktan uzak duruyor. 300 Türk Kırgızistan’da linç edilmekten kıl payı kurtulurken, Türkmenistan Başkanı Türkmenbaşı’nın, Erdoğan’ı hedef alan sert açıklaması sonrasında, kendimize yakın gördüğümüz bu devletlerin bizi tanıması bile hayal olurken dünyanın bizi tanımasını nasıl bekleyeceğiz.

AB’nin federasyon, ABD’nin federasyon diyor. ABD Yunan Adalarını silahlandırıp, Ege’yi silah deposuna döndürüyor. Suriye’de Rusya, ÖSO olarak isimlendirilen muhaliflere karşı hava saldırılarını artırıp,  İdlip yöresinde askeri yığınak yapıyor.. Türkiye’de buna karşı oraya tanklar ile ağır silahların yanısıra askeri birlikler gönderiyor. Yani Rusya ile de orada işler iyi gitmiyor.

Sırbistan, Kosova sınırına askeri yığınak yapıyor. Kosova’ya seni vururum diyor. Arnavutluk, Kosova’ya askeri destek vermek isterken, Rusya sakın haa, otur oturduğun yerde diyor.

Şimdi Erdoğan’ın açıklamalarına bakarak, ABD ile iplerin kopma noktasına geldiği, Rusya ile Suriye’de karşı karşıya kalındığı noktada, AB’nin Türkiye’yi Avrupa ülkesi değil, Ortadoğu ülkesi sayacağını belirttiği bu kaotik ortamda, iki ayrı devlet meramımızı kime anlatıp kimden destek alacağız dersiniz?

Onu geçtim. Siyaseti, kurumları, hatalı yapısı, uluslar arası hukuktan uzak. Birçok Yöneticisinin paçasından şaibe akan, KKTC’yi yeni yapısı ile Allah aşkına kim tanıyacak dersiniz? Sanırım o noktada biz çalıp yine biz oynayacağız. Net.

Kıbrıs Haber

 

 

 

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.