Her şeye yeterken, sende yetimimKıbrıs Haber | Kıbrıs CNN Haber | Kıbrıs Haberleri

30 Ocak 2023 - 17:55

Her şeye yeterken, sende yetimim

Her şeye yeterken, sende yetimim
Son Güncelleme :

29 Kasım 2022 - 22:42

Doğduğun ev bile ancak iki asır dayanır sen gidince.
Sokaklar değişir, ağaçlar çürür, tanıdık simalardan devrini bitiren de çürür.
İsmini hatırlayan son kişi de gittiğinde…
Şairin yazdığı şu satırlar kalır geriye.

Bir çiçeğin yeniden açtığını, çocukların her gün büyüdüğünü. Sevdiklerinin yaşlılıklarını ve sevdiğin şehrin güzelleştiğini, bür gün mutlaka göremeyecek olmak ne tuhaf şey..

Sevdiğin sanatçının, yeni çıkan şarkılarını, resimlerini, heykellerini, kitaplarını hiç bilmeyecek ve yaşatacağı sanatsal hazdan eksik kalmak, ne kadar garip.

Yeni yazılmış şiirlerden, daha da iyisi çekilmiş filmlerden, olası barışlardan, yeniliklerden bihaber kalmak, ne denli ilginç.

Ve hoş kokular, mevsimine göre mis gibi tüten çiçeklerden, güzel hazlardan bir gün, bir anda alı koyulmak.

Manzarasından büyük haz aldığın, anılarla dolu o yoldan her geçtiğinde.. Sanki bir asır önce aramızdan ayrılmış gibi hissettiren o çok eski hatıraları bir bir daha hatırlamayacak olmak ve bu yoldan son bir kez daha geçmeyecek olmak.

O her baktığında muazzam hoş duygular veya garip kuşkular hissettiren manzarayı bir daha izleyemeyecek olmak ne garip..

O güzel insanlarla buluşup görüşme tadından menedilmek.
Ya da görmekten, muhabbet etmekten anlatılması zor hoşluklar yaşadığın ve çok sevdiğin insanı bir daha yaşayamayacak olmak, onun da senden mahrum kalması, ne tuhaf şey.
Yaşam bu işte.

Ölümle, yasakla, sınırlarla, pasaportla, cezayla, mahpusla yaşamsal hak ve özgürlüklerinden zoraki el çektirilmek ne denli vicdansızca!

İşte tüm bu anlattıklarım onların başına geldi. İster istemez, olur olmaz bir anda bizden kopartılıp alındılar.

Sevdiklerimiz ve çok özlediklerimiz. İstesek de göremediklerimiz, görüştürülmediklerimiz.

Her şeyi, tüm dünyevi tatları ardlarında bırakıp, inananların ahiret, inanmayanlarınsa gaip dediği bir bilinmezliğe göç ettiler!!

Yaşlarımız kimileriyle aynı olsa da, doğum günlerimiz farklıydı onlarla.
Kimileri yaşça küçük, kimileri büyüktü. Bazılarının yaşı küçük, kalbi büyüktü.
Bazılarınınsa yaşı büyük, ruhu küçüktü.

Renklerimiz, zevklerimiz, meraklarımız da farklıydı. Ama yine de dostanece yaşar birbirimizden dostça haz alır, severdik.

Daha dün, burada, bizimleydiler, hem de hepsi. Yedik içtik, gezdik/tozduk, ağladık güldük. Kavga ettik, darıldık, küstük ama yine de barışıp kucaklaştıktı.
Bir sürü anı deşirdik.

Düğünler, bayramlar yapıp, hep beraber cenazelere katılıp, dualar ettik.
Mevtalar defnettik.

Doğdukları gün belliydi, okula başladıkları gün ve mezun oldukları tarihler kalem kalem yazılıydı.

Askere gittikleri ve evlendikleri, doğum yaptıkları tarihler de ayan beyan ortada.

Ama artık yoklar işte, yok oldular. Birer mezar taşına, üzeri çiçekli toprağa karışıp, toprak oldular.

Hepsi ister istemez gitti, vardılar, buradaydılar, yaşadılar. Bir vardılar birden bire yok oldular, bizi bıraktılar, gittiler.

Şu dünyevi düşten çekildin. Sen gittin, ama bende bitmedin, her şeye yettim, yine de bir sana kaldım yetim!

Kıbrıs Haber