Müslüm Gürses kimdir, kaç yaşında, neden öldü? Müslüm Gürses'in hayatı? Müslüm Gürses'in en çok dinlenen müziği hangisi?Kıbrıs Haber | Kıbrıs CNN Haber | Kıbrıs Haberleri

27 Kasım 2022 - 20:07

Müslüm Gürses kimdir, kaç yaşında, neden öldü? Müslüm Gürses’in hayatı? Müslüm Gürses’in en çok dinlenen müziği hangisi?

Arabesk müziğin efsane isimlerinden, “Müslüm Baba” ismiyle bilinen sanatçı Müslüm Gürses, vefatının 9. yılında, memleketi Şanlıurfa’da …

Son Güncelleme :

03 Mart 2022 - 18:58

Arabesk müziğin efsane isimlerinden, “Müslüm Baba” ismiyle bilinen sanatçı Müslüm Gürses, vefatının 9. yılında, memleketi Şanlıurfa’da unutulmadı.

İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 3 Mart 2013 tarihinde hayatını kaybeden sanatçının adıyla Karaköprü ilçesindeki Yaşam Parkı’nda açılan “Müslüm Gürses Müzik ve Sanat Müzesi” ziyaretçi akınına uğradı.

Yoğunluğun oluştuğu müzede, Gürses’e ait çok sayıda eşya yer alıyor.

Sanatçının bal mumu heykelinden çıkarttığı taş plaklara, güneş gözlüğünden tespihine, çocukluk ve gençlik yıllarına ait fotoğraflarından konserlerde ve günlük yaşamda giydiği kıyafet ve ayakkabılara kadar çok sayıda özel eşyası müzede sergileniyor.

Gerçek adı Müslüm Akbaş olan sanatçı, 7 Mayıs 1953’te Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinin Fıstıközü köyünde, tarım işçileri Mehmet ve Emine Akbaş çiftinin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Zeyno ve Ahmet adında iki kardeşi olan Gürses’in ailesi, ekonomik sıkıntılar nedeniyle Gürses henüz 3 yaşındayken Adana’ya göç etti.

Müslüm Gürses, ilkokuldan sonra eğitime devam edemeyerek, bir süre ayakkabı tamircisi ve terzi olarak çalıştı.

Babasının engellemesine rağmen, annesinin desteğiyle 1967’de henüz 14 yaşındayken Adana’da bir çay bahçesinde düzenlenen ses yarışmasına katılan sanatçı, birinci olarak dikkati çekti.

Sanatçı, yarışmadan sonra “Gürses” soyadını kullanırken, bir yandan da halk eğitim merkezinde müzik dersleri almaya başladı.

Kendisine yapılan teklifle kısa bir süre çay bahçesinde türkü söyleyen sanatçı, işlerin iyi gitmemesi sebebiyle terziliğe geri döndü.

Gürses, müziğe başladığı ilk yıllarla ilgili yaptığı bir açıklamada, “İlkokulu bitirdim. Gerisi yok. Adana’da damda yatarken uzun hava okudum. Arkadaşım Halkevine gidiyordu. Ben de gittim. Derken Çukurova Radyosu’nda sanatçı oldum.” ifadelerini kullanmıştı.

Adana’da bir gazinoda assolist olarak sahne alan Sadık Altınmeşe rahatsızlanınca onun yerine sahneye çıkan sanatçı, büyük ilgi gördü ve mikrofonu bir daha elinden bırakmadı.

Gürses, bir yandan Adana’da çeşitli mekanlarda konserler verirken, 1967’den itibaren her cumartesi TRT Çukurova Radyosunda, canlı yayında türküler söyledi.

“Emmioğlu/Ovada Taşa Basma” adlı ilk 45’lik plağını 1968’de çıkaran sanatçı, kariyer basamaklarında hızla yükselmeye başladı.

Ünlü sanatçı, annesinin öldürülmesinin ardından geldiği İstanbul’da, “Giyin Kuşan Selvi Boylum/Hayatımı Sen Mahvettin” ve “Gitme Gel Gel/Haram Aşk” adlı iki 45’lik plak doldurdu.

“Sevda Yüklü Kervanlar” adlı şarkısıyla geniş kitlelere ulaşmayı başaran Gürses’in bu plağı 300 bin basılarak dönemin rekorunu kırdı.

Askerliğini Mamak’ta yapan sanatçı, vatani görevini tamamladıktan sonra Burhan Bayar’ın bestelerine yer verdiği çok sayıda plağı hayranlarıyla buluşturdu.

Müslüm Gürses, 1978’de çıktığı Anadolu turnesinde, Tarsus’tan Adana’ya dönerken trafik kazası geçirdi. Sürücünün hayatını kaybettiği kazada, öldü sanılarak morga kaldırılan Gürses’in yaşadığı son anda fark edildi ve ameliyata alındı.

Kazada, alnı ciddi biçimde zedelenen sanatçının başına, beynini koruyacak plaka takıldı. Gürses, kazadan dolayı koku alma duyusunu yitirdi. İşitme duyusu da ciddi biçimde zarar gören sanatçı, yavaş konuşmaya başladı.

Usta sanatçı, 1990’lı yılların başında “Özür Diliyorum Senden”, “İsyankar” ve “Ben İnsan Değil miyim?” adlı albümleriyle müzik dünyasında ikinci büyük çıkışını yakaladı.

Yaşadığı acılarla sanatını yoğuran Gürses, şarkılarında, kendisini umutsuz, çaresiz hissedenlerin hislerine tercüman olmaya çalıştı. Bir röportajında Orhan Gencebay ile arasındaki farkı, “Orhan ağabey bizim pirimizdir. Orhan Gencebay, ‘Böyle gelmiş, böyle gitmez’ diyor. Bizse ‘Böyle gelmiş, böyle gider’ diyoruz.” sözleriyle ifade etmişti.

Müslüm Gürses, 2006’da “Gönül Teknem” albümünün yanı sıra şair, yazar Murathan Mungan’la ortak projesi “Aşk Tesadüfleri Sever” albümünü müzikseverlerin beğenisine sundu.

David Bowie, Bjork, Bob Dylan ve Leonard Cohen’in de aralarında olduğu birçok yabancı müzisyenin bestelerine Mungan’ın yazdığı sözleri yorumlayan sanatçı, albümde Haris Alexiou şarkısını Sezen Aksu ile birlikte seslendirdi.

Unutulmaz isim, yaşamının son yıllarında bazı pop ve rock tarzındaki şarkıları da repertuvarına katarak, Bülent Ortaçgil’in “Sensiz Olmaz”, Nilüfer’in “Olmadı Yar”, Teoman’ın “Paramparça”, Tarkan’ın “İkimizin Yerine”, Şebnem Ferah’ın “Sigara” ve Kenan Doğulu’nun “Tutamıyorum Zamanı” adlı çalışmalarını da yorumlayarak, 2009’da “Sandık”, 2010’da ise “Yalan Dünya” albümlerine imza attı.

(Yeni Şafak)

Kıbrıs Haber