Sahibine MesajlarKıbrıs Haber | Kıbrıs CNN Haber | Kıbrıs Haberleri

30 Kasım 2022 - 13:20

Sahibine Mesajlar

Son Güncelleme :

10 Aralık 2021 - 12:16

Sahibine Mesajlar

Sahibine Mesajlar

Meclis-i Mebusan’ın Sn. Üyeleri, 365 günün 90 gününü icabet ettiğiniz Meclisi,  15 gün tatile soktunuz.15 günlük tatile Nigoli ‘Androbi’ diyerek tepki gösterirken,  Ayşaba ma nestersiniz be evlatlarımdan. Yılın dörtte birini, koltuklarında emme basma tulumba gibi parmak kaldırarak geriye kalan zamanlarını da boş işlerin kalfası olarak geçirdikleri için yoruluyorlar. Unuttukları meclisin kapısını bulmak içinde dolaş duruyorlar. Şimdi koltuk kavgası var ve çok yorulacaklar diyerek sizlere arka çıktı. Hacı amca, Aday adaylar bağı çapa, parlamento seçim tarlası sapan istiyor. Ama, bazılarının çapalarının dişlileri, sapanlarının çekicileri kırık dedi.

**

Sn. Faiz sucuoğlu, Akaryakıt sorunu geçmiş hükümet döneminde çözülmeliydi sözünüz gerçekten çok doğrudur. Suç sanırım sürekli KKTC for ever diyerek, koskoca ‘Yavru’yu uçan memeliler diyarı yapan eski başbakan ile daha düne kadar hükümette olan CTP’dedir. Köroğlu tüfek icat oldu mertlik bozuldu derken, bizde 25 senedir sürekli hükümette olan CTP geldi düzen bozuldu. Dövizi patlattı. Zam kazıklarını yağladı. Pandemiyi bile patlattı diyoruz. Sn. Sucuoğlu, Rahmetli babam, biz Osmanlı bankasıyız. Yoktur bir birimizden farkımız reklamını görünce muk yoktur. Biriniz penguen gibi yüzerken kuzey kutbunun tertemiz sularında diğerinin burnu kalkmıyor çöp yığınlarında derdi.

**

Sn. Sunat Atun, baba vergisi görümlük, koca vergisi doyumluk ama devlet vergisi sonsuzluk diye düşünenler, deposunda yakıt, kasasında para bıraktığınız Kıb-Tek’i, Göz göre göre batırdılar. Batıranlara, basın toplantısında iyi fırça çekerek ceryan tepmişe döndürdünüz. Gatriyaba, Sunat ovlucuğumun ağzına sağlık. Vallahi bu fırça, Türkiye’nin bizim bazı ‘Evet Efendimcilere’ attığı fırçadan bile daha sert oldu dedi. Sn. Atun, bazılarının kişiliğine laf etmiyorum. Ama olsaydı emin ol lafımı ederdim

 

**

Sn. Enver Öztürk, bir zamanların popüler şarkısı hadde gene iyisin iyisini dinlerken birden aklıma geldiniz. YDP’nin aday adayları arasında yapılacak seçime girmeden kontenjan adayı olarak Lefkoşa’dan 1‘nci sıraya yerleşmeniz kimisine ‘Ört ki ölem’, kimisine de ‘Annem köfteler ‘ dedirtti. Sn. Öztürk, yasa konusunda makinesi mangos lastiği ekris yapan tomofil durumuna düşen Mecliste, direksiyonu iyi kullanabilecek hukukçular gerekir. Bu noktada yasa diyerek yola çıkarken mutluluğu çorba yapacaklarını söyleyenler, çorbayı yaptıktan sonra çatalı elimize verdiler ve buyurun çorbayı için dediler. Belki meclise girecek olan hukukçular bize kaşık verir

**

Sn. Cenk Ozdağ, durun durun tuz gavurun. Neymiş efendim her adayın özgeçmişinde iyi derece İngilizce bilir cümlesi varmış. Ama karnede İngilizceleri dökülüyormuş. Yahu adamlar Tarzancayı su gibi farsi konuşur. ‘Yes’ ve  ‘No’ kelimesinin yanı sıra go go ve sit sit kelimesini biliyor. Daha ne yani. Cenk, Cimrinin rahatlığı, kıskancın lezzeti, çabuk usananın vefası, yalancının yiğitliği olmaz. Ama Atmasyon ve sallamasyon lisanını iyi becerenlere koltuk olur..

**

Sn. Hasan Yılmaz Işık, BM ve AB’ye çağrı yaparak, KKTC’yi tanıyın dediniz. Ve tanımaları için 22 Haziran’a kadar süreleri olduğunu söylediniz. Milli Veteran Mehteran Takımı görüntüsü veren derneğiniz, bu çağrıyı dinlememeleri halinde, piyade tüfeğini alıp kapılarına dayanır sanırım. Ben, BM ve AB yetkililerinin, bu ültimatom sonrasında, dört vakitte kadar, KKTC’yi tanıyacaklarına inanıyorum. Sn. Işık, ‘Fanoz’ ve ‘Golorambicik’ projektör gibi olmasa da ışık verir. Ama ışıkları kendilerini bile aydınlatmaz.

**

Sn. Salahi Şahiner, meclisteki konuşmasında, ‘Yollar’ bile UBP döneminde yapıldı diyen Zorlu Töre’ye,  “Yolsuzluklar da öyle” diyerek, Tak diye verdiği cevaba, Şak diye karşılığını yapıştırdın. Sn. Töre çok bu konuda haklıdır. İhalesi Türkiye’de çıkılan ve KKTC’deki trafiği bilmeyen müteahhitlerce yapılan yolların, Virajları ters eğilimli yapıldığı için mahsulünü tarlalar içerisinden topladık. Trafik yoğunluğu yaratan arabaları, Sel sularının taşıdığı deniz kenarlarında bulduk. Zam Kazıklarından dolayı yoklar ülkesine dönüşen ülkede mazot ve benzin boşalan boş raflardaki gıda maddelerini bulmak için bu yolları arşınladık.

**

Sn. Zeki Çeler, Komutanı Türkiye‘den atanan GKK’nın, Komutan yardımcılığına, KKTC’li bir subayın atanmaması ve makamın boş tutulması nedeniyle, meclisten oy çokluğu ile geçen Seçim ve Halkoylaması (Değişiklik) Yasa Tasarısına, evet oyu vermedik dedin. Sevgili Zeki, Ana Uçak yağı ile emredersiniz efendim grasosunu kullananlar, bizde baş tacıdır. Yağdanlık olanlar yoluna devam ettirilirken, dik duran ve ‘Başak gibi’ olgunlaşınca boyun eğmeyenler, ceremesini Pandoranın kutusunda bırakılarak ödüyor. Omurgalılar iz bırakanlar defterine isimlerin altın harflerle yazdırırken, suyu sıkılan ekşi gibi posası kalanların yeri de çöp tenekesi oluyor

**

Sn. Latif Akça, DP’den aday adayı olduğunu açıkladın. Hayırlısı olsun. Ülke yönetmek, insanlığa hizmet sanatıdır dedin. Çokta doğru söyledin. Meclis kürsüsünde usta vekilim diyenler, söyledikleri şarkılarda hep detone oldu.Seçilirsen inşallah doğru notalar ile doğru bestelere imza atarsın. Sevgili Latif, ünlü düşünür Diyojen elinde fener ile gezerken, ne arıyorsun diye soranlara ‘Adam ‘arıyorum adam demişti. DP belki elinde fener ile dolaşmadı ama sanırım ‘Adam’ gibi adamını buldu.

**

Sn. Yalçın Koçyiğit,  ama koyu UBP sempatizanlığının yanı sıra, koltuğunun altına iş adamlığını da sığdırdın. Tavla şampiyonluğuna sanırım aday adayı seçimlerinde, en yüksek oy alarak listeye girme şampiyonluğunu da ekleyeceksin. Sn. Koçyiğit, üyelerin sana yeşil ışığını yaktığını görüyorum. Ama sen zaten sempatik ve sevecen tavırların ile hiç onların kırmızı ışığına takılmadın ki. Hayırlısı olsun

**

Sn. Ali Akın Önder, kısa ve öz adaylık açıklamanızda, sevgili dostlarımız desteğiniz bu süreçte çok önemlidir. desteğinizi bekliyorum dedin ve kesip attın. Bir başka deyişle bizde öyle şişirme laf. Laga luga yok. Bizde zamanı gelince iş yapmak var demeye getirdin. Hayırlı olsun.

**

Sn. Mücahit Kaya, para bu Çağın Tanrısıdır diyenlere, ona öyle demezler. Hellim ekmek yemezler. Bu çağın para bu çağın Tanrısı değil. Bu çağın Tanrısı, ‘kadirşinaslık’ dedin. Ve sana destek olan İsmail Arter ile Fikri Ataoğlu’na, bugüne kadar sana olan destekleri için teşekkür ettin. Sevgili Mücahit, Sana omuz verenlere gösterttiğin kadirşinaslık sana seçim zamanı faizi ile geri dönecek. Göz, gez arpacık derken . Mavrobullo gibi tak diye listede iyi bir yeri şak diye aşağı alacaksın.

Fıkra

Kadıköy – Beşiktaş vapuru

İstanbul’da sarışının biri hayattan o kadar bezmiş ki kendini boğazın soğuk sularına bırakarak hayatına son vermeye karar vermiş. Boğaziçi köprüsünden geçerken arabasını durdurmuş, bariyerlere çıkmış ve titreyerek az sonra kendisini bu çekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka ağlarken yanına genç ve yakışıklı bir genç gelmiş.
Genç ona acımış ve sarışının ellerini tutup “Bak, yasaman için çok neden var.Yarın sabah gemim Amerika’ya gitmek üzere demir alacak. Eğer istersen, seni de çaktırmadan gemiye alıp saklayabilirim. Sana hem yemek getiririm hem de sana çok iyi bakarım.” demiş.
Sarışın bakmış kaybedecek bir şey yok; belki de Amerika’ya gidip yeni bir başlangıç yaparım umuduyla denizcinin teklifini kabul etmiş. O akşam denizci genç onu gemiye almış ve filikalardan birine saklamış.Her gece sarışına üç sandviç ve bir meyve getiriyormuş, sonra da sabaha kadar sevişiyorlarmış. Bir kaç gün sonra, kaptan rutin kontrolleri sırasında sarışına rastlamış. Orada ne aradığını sormuş. Sarışın da “Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlaştım. O bana her gün yemek getiriyor ve Amerika’ya gitmemi sağlıyor. Ben de onun benimle sevişmesine izin veriyorum.” demiş.
Kaptan,
“Seninle seviştiği kesin küçük hanım da …. Bu Kadıköy-Beşiktaş vapuru”.

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.