Sahibine MesajlarKıbrıs Haber | Kıbrıs CNN Haber | Kıbrıs Haberleri

5 Mart 2024 - 10:43

Sahibine Mesajlar

Sahibine Mesajlar
Son Güncelleme :

29 Ocak 2024 - 11:30

Sn. Ünal Üstel, Kıb-Tek’te önden çekmeli arkadan itmeli torpil destekli bazı işe alınanlar sükranlarını ifade etmek için yazılarınızı facebook sayfalarında paylaşarak halis muhlis ingiliz üretimi Blue Band yağlarının kalitesini göstertmeye çalışıyorlar.  İşçi olarak alınıp memur gibi çalıştırılan bu arkadaşlar,sadakatlarını göstertmek uğraşı içinde ellerinden geleni yapıyorlar. Mesele yasaları ihlal ediyor olmak değil. Mesele binlerce gencin hakkını yemek meselesi değil. Hele hele, fırsat eşitliği kavramını yerle bir etmek hiç değil. Bakın mesele sınavsız ve münhalsiz işe alarak kamu hizmetlerini darmadağın etme meselesi de değil. Mesele kurultaylarda hep geride kalarak atlarının kaldırdığı yuttuğumuz tozu rakiplere yutturma meselesidir. Sn. Üstel özlemek, ölmekten sadece iki harf eksik.Kurultayda o iki harfin önemi kalmayacağı için koltuk out siyaseten ölmek galiba in olacak.

**

Sn. Meclis-i Mebusan’ın mümtaz üyeleri, elinize kıran mı vurdu? Yoksa gözünüze katarakmı indi. Bankalar cennetinde bazı bankalar aylık %28, bazıları ise %55 faiz uyguluyor. Acaba mümtaz ve saygıdeğer mıçlarınızı koltuktan gımıldatıp halka yandım anam, bubamıza da gel ay başı gel türküsünü söyleten kaset çaların sesini biraz kıssanız diyorum. Cips paketi gibi %70 hava gazı olan Egonuzu, %5’lere %0.01’inen güvenirliğinizi de %50’lere yükseltip şu faiz yasasınıza bir dokunsanız diyorum. Böylelikle yerlerde sürünen vicdanlarınızı da akmazsa damlar durumuna getirir yaşanancak intiharların vebalinden de kurtulmuş olursunuz. Ayşaba, Ayet’el Kürsi’nin ‘’o asla uyumaz dediği Allah var yazısını muhteremlere hatırlat diyor.

**

Sn. Bakanlar Kurulu üyeleri, KKTC olarak isimlendirilen coğrafyada ikinci bir Cumhuriyet olarak oluşturulan Ye Yememin Cumhuriyetinde, çukur tabakları doldurma yarışına giren, yetmedi tabaktan tencere ve kazana yatay geçiş yapan aranızdaki bazı zat-ı muhteremler için şu Nerden Buldun Yasasını artık bir zahmet çıkartsanız diyorum. Mal Bildirim yasası var demeyin. O sahte tek taşlı yüzük gibidir. Hakikisi Nerden Buldun yasasıdır. Yahu korkmayın. İflas noktasından Mülti milyonerliğe terfi eden bazı arkadaşlarınız yine bir yolunu bulur ve tetikçi ve som ağızlılar iftira atıyor diyerek işin içinden sıyrılır. Ama bundan sonra balı parmak ile yerken kaşığa oradan da kevgire terfi edenlerin, kazana evrilmesi önlenir.

**

Sn. Fikri Ataoğlu, bal tutan parmağını yalar eskidendi. Sizin balı parmak yerine kepçe, ile yediğinizi görünce kıskandılar. Arap Ahmet Camii ararken Arasta içerisinde yolunu kaybeden Japon turist gibi ortalığı velveleye verdiler. Hele o Kudret Özersay, yemedi içmedi gitti sizi Mali Polis’e şikayet etti. Neymiş efendim, bakanlığınıza bağlı kurumlarda yasa dışı uygulama ve ham hum şorolop varmış. Yalan, billahi trillahi yalan. Yahu ne zamandan beri balı kepçe ile yemenin adı yolsuzluk ve usulsüzlük oldu. Hele o Kudret hoca yokmu, partidaşlarınıza verdiğiniz mini minnacık milyon dolarlık ihalecikler, ihtiyat sandığı birikimlerin bir yerlere dağıtılması gözüne battı. Fikri başkanım, UBP’li zamlar şehirli, ama ham hum şorolop da DP’li diyorlar. Koltuğun hakkını veriyorsunuz. Yakışır.

**

Sn. Kudret Özersay yok hocam artık çizmeyi aştın. Durup durup tuz kavurarak bazılarının tekerine andoş koyuyorsun. Adamların dünyalığına el uzatıp racon kesiyorsun. Diyanellos Sigara fabrikasından bozma Meclis-i Mebusan’ın ‘Ceylan Derili’ koltuklarında iş bitirenlerin lastiklerinin önüne koyduğun kazıklar ile ekris yaptırıyorsun. Hocam arkadaşlar Sabancı ve Koç’lar ile kim daha zengindir yarışına girdi. Koç ve Sabancı’yı geçtiler ama kalıcı olmaları KKTC’nin tarihe geçmesini sağlayacak. Ayşaba ‘Vur vur inlesin Meclis dinlesin’ diyor. Ama bazı ceylan derili koltuk müdavimlerinin dört tambura beş ogga, vatandaşın da damda gezer takyanoz vur beline guspo’yu modunda olduğunu görmüyor.

**

Sn. Ahmet Tuğcu, mübarek mıçları için milyon lira harcayan böyük yöneticilerin son yaptıklarına El – Sen olarak kızgınsınız. Ahmet Başkan, Boşbakanımız, elektrik dairesindeki şehzademizi aradım konuştum. Kurultay var aman bizim çocukları gör onlarda beni görecek dedim. Herşeyi yapmasına karşın henüz ‘Özelleştirmeyi’ yapmayı beceremediği için morali çok bozuktu, üzüntülerini dile getirdi, Bizim makam sevdamız yok bizim tek derdimiz size hizmet etmek ve emirlerinizi yerine getirmektir  dedi. Ve Kalecik III Sözleşmesi, Alım garantisi, Kıb-tek’e tahsis edilen 100 bin metrekare arazinin, peşkeş çekilmesi, evsafına uygun olmayan yakıt kullanımı sonucu meydana gelen hasar ve onarım maliyeti gibi incir çekirdeğini doldurmayan meseleleri  boş vermeniz için ricacı olmamı istedi. Ceryan tepmişe döndüler fazla üzmeyin

**

Sn. Emrah Yeşilırmak Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ve CTP Milletvekili Devrim Barçın arasında manidar bir benzetme yaptın.  Ve “Bizde bir tane ordinaryüs var. Bir tane de CTP’de var” dedin. Bu konuda çok haklısın. Devrim halkın sıkıntılarını dillendirme üzerine ihtisas yaparak dillendirmede uzmanlaştı, Çavuşoğlu’da dini mütalaalar ile sınıfların yüzme havuzuna nasıl dönüştürüleceği üzerine Ordinaryüs Profösörlüğe ulaştı. Sevgili Emrah, bazı insanlar bize armağandır, bazıları ise ders.

**

Sn. Serdinç Maypa, göz, gez, arpacık diyerek daramalı tufek ile ne Üst-El ne Fikri-Ül Mangır nede Çarıklı Milyoner bıraktın. Hepsini daradın durdun. Belgeleri savurarak ne çarık ne çarığı giyenleri bıraktın. Serdinç belge yarası dikiş tutmaz. Şişhaneden değil mahkeme haneden girer, Mapushaneden çıkar. Ayşaba, Bayraklar göklerde, vatan, millet, sakarya nurlu ufuklar marşlarını dillerine dolayanlar, İnterpol tarafından aranan Azerbaycanlı’dan kaçarken Serdinç’e yakalandı diyor. Ülkelerin evrensel öğretilerinden biri, cebine değil, vatandaşa ve emeğe saygıdır. Hamhum şorolop günleri gelir geçer, önemli olan nasıl bir iz bıraktığındır. Ne diyor şair? Bunlara Mazlumiyet değil Mahkumiyet.

**

Sn. Turan Büyükyılmaz YDP Genel Başkan Yardımcısı olarak Dörtyol’da yaptığınız konuşmada, “YDP’nin bir bakanlık ve iki milletvekili ile neler yapabileceğini gördüler ve yapılanlar yapılacak olanların teminatıdır” dediniz. Aman lütfen ne olur ekstra bir bakanlık daha istemeyin.  Gelin size bakanlık yerine KKTC’nin yarısını verelim. Vallahi ülke olarak daha karlı çıkarız. YDP, ilkelerine ters düştüğü anda, hükümetten her an çekilebilir. YDP’yi kimse bir koltukla satın alamaz. Muhalefette aslanlar gibi mücadele eder dediniz. Doğru ye yememin Cumhuriyetindeki Bol Kepçe lokantası dururken bir koltuk ne ki?  Sn. Büyükyılmaz, siyaset arenasında halen arslanım fena kükrerim deyip kedi gibi miyavlayanları görüyoruz. Bırakın almayalım kalsın.

**

Sn. Zerrin Üst-El, merhabalar efendim. M.Ö 690 yılından beridir sizi Girne dışında görmemiştik. Kurultay kapı arkasında eşgerince, mübarek yüzünüzü Karpaz’da bile görmeye başladık. Mehmetçik Belediye Başkanı Dr. Fatma Çimen Tuğlu sizin yuvadan başınızı çıkarttığınızı görünce fırsat bu fırsat deyip, Güney’den getirdiği Blue Band margarinler ile depoda sakladığı grasoyu çıkarttı. Zerrin hanım gıccacığın işe girmesi oğlancığın terfisi için sizi ve eşinizi kapıkulları gibi kapıda bekler durur bu gariban.  Sesi çıkmaz sizlerin karşışında boyun kıran. Kurultay yarışına giren adaylar ise mırıldanarak gün gelir döner bu devran

**

Sn. Yusuf Zeki Turan, sosyal medyada yağmur altında görev yapan bir polis meslektaşının fotoğrafını paylaştın. Altına da  yağmur rüzgar soğuk sıcak demeksizin, geceyarısı sabaha karşı sabah öğle akşam zaman merhumu gözetmeksizin çalışan polis mensuplarının sorunlarına rütuş değil bizleri anlayan ve çözüm üreten bir siyasal anlayış bekliyoruz cümlesini yazdın. Ah be Yusuf, abim GKK’ya bağlı askere 50 yaşında emeklilik hakkı verilirken maaşı ve ikramiyesi veriliyor. Ama ayni kuruma bağlı Polise senelerdir bu hak tanınmıyor. Polisi köle Isaura gibi gören ve birçok haklarını budayan anlayışı, Türkçe alt yazısız yabancı bir film izler gibi izliyoruz. Uganda’ca bilmediğimiz için bizler sadece bakıyoruz ama bizi yönettiğini zanneden Emiralangiller sadece bakmıyor, duygusuz bir şekilde izliyor.

**

Sn. Mehmet Bicen Elye Cumhuriyetinde isyan ateşini yaktınız. narenciyede, patateste, enginarda, et ve süt ürünleri ile diğer ürünlerde yaşanan sorunlar millete cehennem azabı yaşatıyor. Ateşi yaktık ve acil çözüm yolundaki  dikenleri, yabani otları, zararlı bulunmasının yollarını açaçağız dedin. Ama  gökyüzünde uçuşan Ambalajı ilgi çeken ama içi bomboş rengarenk balonları söndüreceğiz demedin. Sevgili Mehmet yarım kalmış film yoktur. Bunların Filminin tamamı bu kadardır.  Filmin fragmanı bitti film başladı başlayacak derken, NOS

**

Sn.Yusuf Kanlı deneyimli bir gazeteci olarak, CTP Başkanı Tufan Erhürman ile ilgili tespitlerinde git gide değişen bir Tufan Erhürman var. Cumhurbaşkanlığı hayali ile “Gevşek Federasyon” öneren değiştikçe kendini iyi tanıyanların da artık tanımamaya başladığı bambaşka bir Tufan Erhürmana dönüş var dedin. Ah be Yusuf gardaş Angara’nın yolları taştı sözü türkülerde kaldı. Heryol Roma’ya değil artık Anagiller familyasına mensup emiralangiller kulübüne çıkıyor. Kulübe üye şartı var. Böylelikle emme basma tulumba gibi kafa sallarken, Ana’ya hiç eleştiri yapmayarak şirin gözükme şarttır.

**

Sn. Katip Demir, Ye Yememin Cumhuriyetinde gör beni, göreyim seni kulübü üyeleri, Senin halkın malıdır kimseye yedirmem diyerek sahip çıktığın ‘Yeniboğaziçi sahili’ni almak isteyen İranlı sağlı sollu saldırya geçmiş diyorlar. Ceylan Derili koltuklarda oturmaktan Popoları genişleyen, Meclis-i Mebusan’ın böyük bazı sözde halkın vekillerini sahil için aracı koydu diyorlar. Halkın malını santim vermem diyen ve sahil ile ilgili ağzını açananın ağzını kapattıran size karşı rica altında baskı uyguluyorlarmış. Adı Katip ama sözü Demir olan sizin sözünüzden dönmeyeceğini bilmeyen bu efendilere ben ağzım ile gülmüyorum. Ama bir yerim ile gürültülü bir şekilde kahkaha atıyorum

**

Sn. Özper Özorun, Kempo sporunun Milli sporcusu olarak anlattıklarını dinlerken sarhoş oldum. Masada Black Lable olmamasına rağmen,  başım döndüğü için hanım gel bu viski şişesini masadan kaldır dedim. Kempo Federasyonu başkanı Mehmet İngeç’in içki Masasında Milli Takım seçmesi ile Kempo takımı madalya kazanmanmamasına karşın  madalya satın alınarak dünya 3’ncülüğü gibi zaferlere imza atıldığı iddian memleket manzaralarına bir çeşit olarak dahil edildi. Bunları anlattıklarından utanacak olanların seni mahkemeye verecek olmasına ağzım ile gülmedim bir yerim ile gürültülü bir şekilde kahkaha atmama neden oldu. Sevgili Özper bunları yapanlar aşkmıdır, cezamıdır, yoksa beklenmedik bir kaza olarak mı girdiler hayatımıza bilmiyorum.

**

Sn. Neşe Kamalı, Sn.Emine Çizel ülkenin savaşcı Amazon kadınları olarak her haksızlığa tepki gösteriyorsunuz.Ülke tomofili Emiralangiller ve Yes Sirgiller  sayesinde virajda tumba olma durumunda kaldı. Boş ver konuşsunlar sonrasında susarlar deyip sizi ve sizin gibi ülkenin ayakta kalmasını sağlayan duyarlı, ülke aşığı vatandaşları hafife alanlar, bir ağaçtan bir milyon kibrit çıktığını, bir kibritin de bir milyon ağacı hatta daha ileri gideyim kendinden mamül sandığı içindekiler ile birlikte yaktığını unutmasın.

**

 

Fıkra

İsmet Paşanın oğlu Erdal İnönü,

bir seçim mitingi için Rize’ye gider.

Kürsüde konuşan ince zayıf uzun boylu

İnönü’yü gören Temel sorar:

– Habu konuşan adam da kimdur?

Derler ki: İsmet İnönü’nün oğlu Erdal’dır!

– Uy desene Paşanun çok günahını almışuz.

Rahmetli II. Dünya Savaşı yıllarında bizleri çok aç bırakmıştı.

Baksanıza ne kadar adaletli davranmuş,

kendi uşağını da aç bırakarak ne hale getirmiş!

* *