Taner Ulutaş'tan Sahibine MesajlarKıbrıs Haber | Kıbrıs CNN Haber | Kıbrıs Haberleri

25 Mayıs 2022 - 09:26

Taner Ulutaş’tan Sahibine Mesajlar

Son Güncelleme :

24 Şubat 2022 - 16:18

Taner Ulutaş’tan Sahibine Mesajlar

Sahibine Mesajlar

Sn. Faiz Sucuoğlu, buradaki kaliteli yaşamı, ucuzluğu, mafyasız ve cinayetsiz tekdüze bir hayattan sıkılan ve ‘Akşın’ isteyen oğlu ile kızını, Londra’da görmeye giden Ayşaba, kabineyi sayfamızda görünce, kabineyi bizim hazırladığımızı sandı. Telefon açarak, açtı bayramlık ağzını, yumdu iftarlık gözünü. Ma be Taner sen Ay’da mı, Yoksa Mars’ta mı yaşan, diye sormakla kalmadı. Neredeyse, paslı foniyi ağzıma dayayarak s…ı telefonu yüzüme kapatmadan, bilimsiz din kör, dinsiz bilim topal, korku ile yapılan siyaset hem kör hemde topaldır dedi.

**

Sn. Olgun  Amcaoğlu, elin ağzı torba değilki büzesin. Kabineyi oluşturanın kalemi, Hz. Ali’nin kılıcı gibi cesur değil ki, listeyi düzesin. Bir yerlerine avroşilla sürülen beygir gibi siyaset arenasında dörtnala gitmeye başladığını görenlerin yüreklerine korku saldın. Korkunun ecele faydası olmadığını bilmeyenler, sivrilen kaleminin ucunu ya törpülemek istediler, yada sürekli şükran çektikleri Ana’nın, ‘Yasaklılar Listesine’ uymadığın için racon kestiler. Sevgili olgun, mesele ‘Gara Mersedesin’ arka koltuğuna oturma meselesi değil. Mesele ülkeye yüreği ve enerjisi ile hizmet veren genç siyasetçilerin taraf gözetmeden vermek istedikleri hizmete vurulan darbedir. Ağaç, kendini kesen baltaya değil, sapının o ağaçtan yapılmasına üzülür.

**

Sn. Ali Kişmir, ah be oğlum. Ah benim güzel evladım. Bir abin olarak sana Stalin Rusyasında yayınlanan ‘Pravda’ gazetesini örnek al ve ona göre yazı yaz demedim mi? Bugün hava ne güzel. Anamız ve abimizin verdiği nimetler sonrasında günümüz toz pembe. ‘Toros ‘ dağlarına bakarak, güzelliğini, çiçeği, böceği hatta Toros’lada ‘Kurt’ların ulumalarını yaz diye söylemedim mi? Hadde onu yapmadın. Keşke çocuk kitaplarındaki gibi Ali topu at. Ali topu tut diyen, çocuk makaleleri yazaydın. Veya, vatan millet, Sakarya kitabının on milyonuncusunu yazaydın. Yanlış yaptın Ali, Sperm gibi, milyonda bir insan olma ihtimalleri olan bazı adamların fincancı katırlarını ürküttün. Züccaciye dükkanında ne tabak, ne fincan nede cam kaldı be oğlum.

**

Sn. Oğuzhan Hasipoğlu, Ulaştırma Bakanı olmanız hayırlara vesile olsun. Dün bakanlıkta çalışan bizim Minik Kuşlardan birisi, sizin, tahta yeni oturan Osmanlı Padişahı gibi, Yeniçeri’ye ‘Cüluş ‘ bahşişi dağıtmak için  törene ordu ile gitmesine benzer bir görüntüyü, bakanlığa gittiğiniz esnasında yansıttığınızı dile getirdi. Kimine göre 38, kimine göre 41 kimine göre de 43 kişilik  ‘Fanatiklerim’ dediğiniz bir ordu ile bakanlığa gittiğiniz söylendi. Sn. Hasipoğlu, sesini değil, kelimelerini yükseltenler makbuldür. çiçekleri büyütenin gök gürültüsü değil, yağmur olduğu unutulmaması gerekir.

**

Sn. Kudret Özersay, katıldığınız Nazar Erişkin’in  sabah programında, bir maçın 11 kişi ile başladığını, daha sonra yedeklerin sırasıyla değiştirilmek suretiyle oyuna girdiğini ve takımın maçı tamamladığını ima ettiniz. Ve UBP – HP arasında oynanan Koalisyon maçında, karşı takımın 11 kişi olması gerekirken, hakemi geçtik ama baş antrenörün sahaya girerek, off-side pozisyonunda, bizin kaleye gol atmasını anlayamadık dediniz. Ve Başantrenör Tatar’ın, oyuna müdahale ederek, oyunun şeklen değişmesine neden olduğuna vurgu yaptınız. Kudret hocam, artık kaideler değişti. Baş antrenör aldığı yetki ile saha içine girerek, oyuncu sayısı ile oyunun seyrine bile karışabilir. Vallahi buradaki hayat delirmemiz için gerekli olan herşeyi bizlere verdi. Bonkördü. Servisi, sunumu mükemmeldi. Etkilendik. Halk olarak bizler yok bizler ‘Almayalım’ diyemedik. Ve güzel güzel deliriyoruz.

**

Sn. İzlem Gürçağ Alptuğra, ‘Gara Mersedes’ uçar gider, binemeyince kalpte yara eder şarkısını dinlerken,Bakanlık rüyanızın baddoz olduğunu öğrendik. Gara Mersedes’in kaçıp gitmesi önemli değil. Ama kalpte yara açarak, salya sümük durumuna getirmesi önemlidir. Sinir sonrasında adamın, Diyez (Notayı tiz yapan) yerine, Bemol’den (notayı kalınlaştıran) beste yapmasına neden olur. Neyse notayı natürelleştirmek için Meclis-i Mebusan’ın başkan koltuğunda hazırlanan baldan, bir kaşıcık, ağzınıza çalınacağını öğrendik. Sn. Vekil, birilerine varlığınızı hatırlatan tek şey galiba parti binası girişindeki sensörlü lamba oldu. Seçimler sonrasında, projektör olup, partilileri aydınlatma yerine ev lambası olup yalnız etrafındakilerini aydınlatıyorlar.

**

Sn. Gülşah Sanver Manavoğlu, Meclisin hata yapana ağzının payını veren, dut yemiş bülbül gibi susanların aksine bir ‘Cesur Yürek’ olarak layık olana cevabı anlına yapıştıran Gülşah hanımın eksikliği kendini belli ediyor. Biz Tanzimat  Mahallesinde hısar üstünde büyüdük. Sokakta oynadığımız birdir bir oyunu için ‘Göz Yaşları Döktük’. Neron Roma’yı yakmış. Anasını satayım biz o birdir bir oyunu için değil ama halkın iyiliği için enanelerini yakarız noktasındaydınız. Ancak gıccaccık ve oğlancığın işe girmesi ve sözleşmesinin uzatılması için kapı bekçiliği yapan bir kısım insan seni sandıkta bıraktı. Gülşah hanım, kim sizin gibi halkın derdine derman olmaya ve sözcüsü olmaya kalksa, ayağına androş konur. Sussam gönül razı değil. Konuşsam birilerinin dütü kalkacak. Boş ver gitsin.

**

Sn. Zorlu Töre, bu ülkede ne nizama, ne intizama nede ‘Töre’ye saygı kalmadı. Meclis-i Mebusan başkanlığı için İzlem Gürçağ’a öneri götürülmesine karşı çıkarak bende adayım dediniz. Bir kızı bin kişi ister ama bir kişiye almak nasip olur. Bu noktada farklı adayların olduğunu söylerken, innik minnik tatarinnik diyerek seçme yerine, adayın grup toplantısında belirleneceğine vurgu yaptınız. Grup toplantısında parmaklar beni işaret etmezse, diğer adaylarda çekilebilir diyerek gizemli bir yorum yaptınız. Sn. Töre, Ayşaba, b..k altın olsaydı fakir dötsüz doğardı. Gemileri yakıp giderim diyenleri çok gördük. Gemileri yaktılar ama sonunda hepsi yüzerek geri döndü dedi.

**

Sn. Tolga Şardan T24 yazarı olarak kaleme aldığınız, KKTC’de şimdi kimler sahnede?” başlıklı yazısında, 3 ‘K’ yani Kumar, Kadın Ticareti, Kara Para diyarına dönüştürülen ‘Yavru’ya, Aladdin Çakıcı’nın da gelerek otel casinosu işletmeciliğini üstlendiğini iddia ettiniz.      Alaeddin Çakıcı’yı tenzih ederek söyleyeyim bir başka deyişle ‘Kare As’ tamamlandı imasında bulundunuz. Vallahi kan döktünüz ve kurtardınız. Kare As kurmanın yanısıra kurtardığınız yere kalın barsak bağlama, işlemi de yapar, Anadolu’dan, Mafyaya yolda bağlarsınız. Sn. Şardan, Ruh halimiz, elinde defi, boş vermişliğin eşiğinde yerinde keyfi, boşver bitermi dünyanın derdi diyor.

**

Sn. Meryem Soykurt, BRT’de kördüğüme dönen yasaya, yeni hükümetin oluştuğu bu günlerde, neşter atılma zamanı geldi kanaatindeyim. Yıllardır iyileştirilmeyen yaraya, sanırım artık neşter vurularak kansere dönüşmesini önleyerek, hem personel hak ettiği kadrolara getirilmeli, hem de kurumun sürdürülebilirliği sağlanmalıdır. Personeliniz açılan yaralara, zaman ve dua sürerek uzun bir süredir bekliyor. Bu noktada da sanırım sizin etkin girişimlerde bulunmanız ve İskender gibi ‘Kördüğüme’ kılıcınızı vurarak kördüğümü çözmeniz gerekir kanaatindeyim. Sn. Soykurt, Kalp bir bahçe gibidir. Onda mutlaka bir şeyler biter. Oraya güzel şeyler ekin ki güzel şeyler bitsin.

**

Sn. Ahmet Savaşan, kulis haberlerinde, sağlık bakanı olarak isminiz geçiyordu. Ancak genç bir vekil olarak yaşınızın 60 ve üzeri olmaması nedeniyle sınıfta kaldığınız belirtildi. Yaşı büyüsün, beli bükülsün. Yürüme ve konuşması pelteklenince bir başka bahara yaşıda biraz büyür ona göre düşünürüz diyenler, kulislerde altı çizilen isminizin, üstünü çizdiği öne sürüldü. Sn. Savaşan, gençlere OUT diyen zihniyet kendine bir yalnızlık inşa ediyor ki sorma. Mimar Sinan muk yemiş ve halt etmiş yanında

Fıkra

Tecrübe!..

Amerika’nın NewYork şehrinde bir soygun sırasında hırsız banka içindeki çalışanlara bağırdı:

Kıpırdamayın! para devletin, hayatınız da sizindir.

Yani herkes sessizce uzansın..

“Buna anlık akılla ikna denir ”

Hırsızlar çalmayı bitirince üniversite mezunu olan en genç hırsız, ilkokul mezunu en yaşlı olan hırsıza dedi ki: Reis kaç para aldık sayalım.

Liderleri olan yaşlı hırsız bozuldu ve ona dedi ki: Aptal mısın? Bu çok para ve saymamız uzun sürer, bu gece ne kadar para çaldığımızı haberlerden

öğreneceğiz!

“Bunun adı tecrübe”

Hırsızlar bankadan çıktıktan sonra banka müdürü şube müdürüne dedi: polisi çabuk ara.

ama şube müdürü bekle 10 milyon dolar alıp kendimize saklayalım daha önce zimmetimize geçirdiğimiz 70 milyon doları da ekleyelim dedi

“Buna akışına yüzmek ve durumu lehine çevirmek denir”

Banka müdürü  yani her ay soygun olsa çok iyi olur diyerek  buna çok ileri gitmek denir” dedi

Ertesi gün haber ajansları bankadan 100 milyon dolar çalındığını bildirdi!

Hırsızlar parayı tekrar tekrar saydılar. Her seferinde miktar 20 milyon dolardı. Hırsızlar çok sinirlendi. 20 milyon dolar için hayatlarını riske attılar.

Banka müdürü suya sabuna dokunmadan 80 milyon dolar aldı.

Maskeli hırsız ile kıravatli hırsız arasındaki fark bilgiydi.

“Bunun da adı bilgi altına eşittir”

Banka müdürü milyoner olduğu için gülümsüyordu. borsadaki tüm kayıplarını bu soygunla telafi etmişti.”

“Bunun adı da risk almaktır

Gerçek hırsızlar çoğunlukla yüksek rütbeli olanlardır.

Ama “hırsız” olarak tanınanlar hep ev ve cüzdan hırsızları olacaktır.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.